Merhaba,

1987 yılında ilkokula başladığım Doğan Koleji’nden 1999 yılında liseden mezun olarak ayrıldım. Kızım anaokulu çağına geldiğinde hiç tereddüt yaşamadan onun da bu mutlu, sevgi dolu aileye katılmasını istedim. Okurken de çok mutlu bir öğrencilik geçirdim fakat okulumun değerini mezun olduğumda daha iyi anladım. Bana öyle değerli özellikler katmış ki, üniversite, yüksek lisans ve yurtdışında geçen yıllarım boyunca bunların faydasını defalarca gördüm. Okul bizim için sadece ders yapmak, müfredat takip etmek değildi, özgüveni, vizyon sahibi olmayı, milli ve insani değerleri korumayı ve büyük bir ailenin parçası olmayı da öğrendik. Şimdi kızımın da bu değerli kurumda benim gibi mutlu bir eğitim-öğretim hayatı geçireceğinden eminim, o yüzden hiç araştırma yapmadan gözüm kapalı kızımı Doğan Ailesi’ne emanet ettim. Sabah okula bıraktığımda gözüm hiç arkada değil. Ne kadar üzerine titrendiğini, nasıl doğru bir insan olmaya yönlendirildiğini tecrübe ile biliyorum. Kızım okula başladıktan sonra sevgili öğretmenlerimin, memurundan, görevlilerine hatta servis hizmetlilerine kadar çocuklarımıza ne denli titiz davrandıklarına bir kez daha şahit oldum.

Bu sebeple kızımın okul çağına gelmesi benim için Doğan Koleji’ne mutlulukla dönüş oldu. Ailecek bize emeği geçmiş ve halen geçmekte olan öğretmenlerimize ve bu ailenin tüm bireylerine çok teşekkür ederim. Doğan Koleji’nden yine ve daima vatana, millete, ailesine hayırlı, mutlu ve doğru çocukların mezun olacağından eminim.

Ayşen Sefercik

 




 

BİR DOĞAN HİKAYESİ

 

Herkese sımsıcak bir Merhaba!

Okuluma her adım attığımda kalbime sevgidir ’Doğan’  ,saygıdır ‘Doğan’,çağdaş değerlerdir ‘Doğan’,aidiyettir ‘Doğan’ 1987 yılından beri hem okul hem de hayatın ta kendisi oldu bana. 1999 yılında yolum ayrı düşse de gönlüm hiç ayrı düşmedi ne öğretmenlerimden ne de arkadaşlarımdan . Şimdi ise hikayeyi başa sarma zamanı. Başlıkda da değindiğim gibi hikayeniz Doğan’dan mezun olmakla bitmez bu ayrıcalık nesilden nesile aktarılır okulumda.

Şimdi sevgili kızım Mira ve sevgili arkadaşları artık onlar bu hikayenin kahramanı. Yeni başlangıçlar,yeni hedefler var onları bekleyen. Öğretmenlerimiz sayesinde hem özgüvenli hem sorgulayan, her zaman doğruyu bulmaya çalışan birey olma yolunda adımlarını atacakları çok samimi, çağdaş ve güvenilir bir ortamda hikayelerine her geçen sene güzel anılar ekleyerek Doğan’da devam edecekler.

Başlamak bitirmenin yarısı derler fakat iş Doğanı anlatmaya gelince hep bir şeyler eksik kalıyor gönlümde .Doğan ‘da edindiğim kazanımları ,anıları ve paylaşılmışlıkları niteleyecek kelimeler karşılığını bulamıyor.Her zaman medeni dürüst ve ne istediğini bilen bireyler yetiştirmekle kalmayıp nitelikli kişiler olarak bizleri hayata katan tüm öğretmenlerime şükranlarımı sunuyorum. Sizler bizim kumaşımızdan esinlenerek tekrar yine yeniden evlatlarımızı yetiştireceksiniz. Ne mutlu onlara!  

 Bu hikayeler peşi sıra dizilir Doğan’da . Ben bu tecrübeyi az da olsa gönül gözünüzde görünür kılmaya çalıştım. Derim ki sizler de gelin ve tecrübe edin bu sıcak geniş ailemizi. Çocuklarınız en değerlileriniz , parlak bir güneş gibi doğsun DOĞAN ‘da

Sevgilerimle…..

Banu Batumoğlu

1999 yılı Mezunu






 95 yılında Doğan Kolej’ den mezun oldum. Ortaokul ve lise yıllarını kapsayan 7 yıllık eğitim ve öğretim hayatım burada geçti. Sonrasında eğitime Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık bölümünde devam ettim. Ortaokul ve lise eğitiminde edindiğim sağlam alt yapı ve özellikle İngilizce bilgim hem üniversite hem de meslek hayatımda yolumu açmıştır. Benim dönemimde okul öncesi eğitim yaygın değildi. Oysa bireyin insan ilişkilerindeki becerisinin ve özgüven duygusunun temelleri okuldan çok önce atılıyor ve bu gelişimin aileyle birlikte bilinçli bir ekip ile desteklenmesi çok önemli.

 Bu farkındalıkla oğlum Eren 3 yaşını doldurduğunda bir okula başlamasına karar verdik. Kriterlerimizi ortaya koyduk. Bizim için en önemlisi Eren’in , 3 yaşına kadar alışık olduğu sevgi dolu yaklaşımdan uzaklaşmamasıydı. Bizden ilk kez ayrılacağı için onun kadar biz de kendimizi güvende hissetmeliydik. Kurum, çağdaş ve Atatürkçü olmalıydı. Tüm yaşıtları gibi algısı son derece açık ve öğrenmeye hazır olan oğlumuzun eğitiminin ilk adımlarının sağlam atılması da önemliydi. Kriterlerimize uygun ve üstelik de mezun olduğum okulun evimize bu kadar yakın olması büyük şanstı. Okula bilgi almak için ilk gittiğimde, seneler sonra hala yönetici ve öğretmen kadrosunda tanıdık yüzler görmek beni çok mutlu etti.

 Böylece ilköğretim temellerinin , özellikle de yabancı dilin temellerinin sağlam olacağından emin oldum. Okulu gezdiğimde hizmet kadrosunda bile tanıdıklarımın hala çalıştıklarını gördüm. Okulun her alandaki bu istikrarlı çizgisi günümüzde zor bulunur bir özellik. Bu sene oğlumun üçüncü yılı ve bu üç yılda doğru karar verdiğimizi gördük. Bu kez veli tarafında olduğumuzdan, açıkça farkettiğimiz bir özellikle de okulun özel bir okul olarak, ticari kaygılardan uzak durarak, bir eğitim kurumuna yakışır tutumudur.

 Yıllar önce öğrenci olduğum bu kuruma şimdi bir veli olarak gittiğimde, anılarımın olduğu okulun duvarlarında oğlumun emeklerini, izlerini görmek, onu izlemek, eski arkadaşlarımla veliler olarak karşılaşmak çok güzel. Bizleri burada buluşturduğu ve çizgisini bozmadığı için okuluma teşekkür ediyorum. Güzel hatıralarıma, çok daha güzellerini eklediği için de Erenime....

 Hatice Hande Okumuş