İlkokul Eğitim Sistemimiz

İlkokul eğitimimiz, 21. yüzyılın gerektirdiği tüm becerilere sahip bireyler yetiştirme hedefimiz doğrultusunda planlanmıştır.

İlkokul kademesinde öğrencilerimize görsel, işitsel ve dokunsal, olabildiğince çok ve çeşitli materyal sunmanın önemine inanıyoruz.

Kendi eğitim birimimiz tarafından üniversitemizin danışmanlığında MEB müfredatına uygun olarak geliştirilmiş olan eğitim içeriğimiz gibi dünyaya örnek oluşturan eğitim modellerimiz ile öğrencilerimizin akademik başarısını üst seviyeye çıkarırken, onları kendine güvenen, eleştirel düşünebilen, farklı kültürlere saygılı, yaratıcı, yenilikçi,  üretken bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz.

Mind Lab

  • Mind Lab Metodu, yaşam ve düşünme becerilerinin eğitimi ve gelişimini sağlayan  bir sistemdir.

Mind Lab Metodu’nun temelinde en etkin öğrenme yolunun; daha fazlasının istendiği, hızlı ve otantik deneyimlerden geçtiği gerçeği yatmaktadır. “Oyun Oynama” deneyimi bu duruma en mükemmel örnektir. Eğlendirici, meşgul edici ve heyecan vericidir. Dolayısı ile daha fazla oynama ve katılım isteği yaratır. En az bunun kadar önemlisi, düşünce ve yaşam becerilerinin uygulanması ve denenmesi için oyunların çok uygun bir zemin yaratmasıdır. Mind Lab Grubu’nun eğitim felsefesini, ünlü filozof  Eflatun(Plato)’un aşağıdaki sözü çok net bir biçimde dile getirmektedir:

“Çocuklar zor ile değil, oynayarak öğrenmelidirler” Eflatun

Mind Lab Metodu'nun Amaçları

Farkındalığı Geliştirmek -

Düşünme süreçleri ile ilgili farkındalık yaşamın her alanında kişisel gelişim için gereklidir.  

Mind Lab Metodu, geliştirdiği benzersiz üst-zihinsel düşünme modelleri sayesinde, farklı düşünme süreçleri ile ilgili farkındalığı yaratarak, bu farkındalık sayesinde sürekli gelişimi mümkün kılar.

Düşünme Becerilerinin Aktarımı -

İçinde bulunduğumuz bilgi çağında, herkesin her konuda her tür bilgiye kolaylıkla erişebilmesi, temel düşünme becerilerinin önemini giderek daha da artırmaktadır. Mind Lab Metodu, bu temel düşünme becerilerinin gelişimini sağlamaktadır.

Problem çözme stratejileri, karar verme modelleri, araştırma süreçleri, bilgi yönetimi, mantıksal ve matematiksel düşünme, sözlü ve sözsüz iletişim becerileri ve daha fazlası.

Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi -

“Oyun Oynama” süreci, duygusal ve sosyal zekanın geliştirilmesi için çok ideal bir simülasyon ortamıdır.

Bu süreçte, işbirliği ve rekabet, yenmek ve yenilmek, başarmak ve başarısızlığa uğramak gibi birçok farklı durumla kaçınılmaz olarak karşılaşır ve başa çıkmayı öğreniriz.

Bu durum, duygularımızı yönetme ve kontrol altında tutabilme, hazzı erteleme, irade, sabır ve öz disiplin gibi birçok becerimizi daha da geliştirmeye yardımcı olur.

Disiplinlerarası Transfer -

Bir alanda edinilen bilgi ve beceriyi farklı bir alanda uygulama yeteneği çocuklarımıza verilmesi gereken “en önemli” öğrenme becerilerinden birisidir.

Mind Lab Metodu’nun benzersiz yaklaşımı, yaşamın farklı alanlarına uyarlanabilecek becerilerin temel yapı taşlarını oluşturur.

Bu metod vasıtasıyla, çocuklar farklı düşünce ve faaliyet alanları arasındaki ilişkiyi fark edebilme becerisi kazanarak, bunun sonucunda da bir alanda edindikleri bilgi ve beceriyi farklı alanlara aktarabilmeyi başarırlar.

Teorik Temel

Mind Lab Metodu, akademik geçerliliği kabul edilmiş olan birçok önemli eğitim teorisi baz alınarak geliştirilmiş olup, bu teorilerin tümünü içinde barındıran bir uygulamadır. Bu teorilerden en önemlileri aşağıda özetlenmektedir :

Filozof John Dewey, henüz 20.yüzyılın başlarında, eğitimin daha demokratik bir pratiğe transfer edilmesi gereğini fark etmiştir. Onun “Yapılandırmacı Teori”sine göre çocuklar, öğrenme sürecinin merkezinde bulunmalı ve onlara sadece akademik ve teorik kaynaklardan değil, kendi deneyimlerinden de öğrenmelerine izin verilmelidir. Dewey, oyunları bu amaca ulaşmak için mükemmel birer eğitim aracı olarak görür;

Profesör Reuven Feuerstein, popüler bir eğitim metodu olan “Enstrümental Zenginleştirme” ve bunun temelinde yatan en önemli kavram olan “Araçlı Öğrenme” kavramının öncüsüdür. Feuerstein, bilginin değil, düşünme sürecininin öğretilmesinin önemini vurgulamış, bunun da ancak bu sürecin gerçekleşmesini kolaylaştıracak araçlar kullanılarak yapılabileceğini belirtmiştir.

Profesör Howard Gardner’ın “Çoklu Zeka” teorisi farklı bireyler arasındaki kişisel yetenek alanlarının ve öğrenme şekillerinin farklılığını ve buna bağlı olarak her çocuğa etkin bir şekilde ulaşmayı sağlayan esnek eğitim yaklaşımlarının önemini vurgular.

Profesör David Perkins’in tüm çalışmaları da, Mind Lab Metodu’nun merkezinde yer alan düşünme süreçlerinin öğretilmesi ve öğrenileni farklı alanlara transfer etme becerisinin önemini vurgulamaktadır.

Profesör Robert Sternberg, “Başarılı Zekalar” kavramını incelediğinde zeka ve başarının ölçütünün standard testler değil, kişilerin gerçek yaşamlarında farklı durumlarında sergiledikleri davranışsal ve bilişsel beceriler olduğu tezine ilişkin bir çok çalışma yapmıştır.

Bilişsel -

Mind Lab Metodu çocuklarımıza bu temel becerilerini keşfetme ve geliştirme şansı sunuyor. Dünyanın dört bir yanından ve antik çağlardan günümüze kadar uzanan bir yelpazeden özel olarak seçilmiş ve geliştirilmiş eğlenceli düşünce oyunları, bu oyunlara bağlı olarak uluslararası eğitimciler tarafından özenle hazırlanmış ders programı, ve eğlenceli içeriği ile çocukların ilgi ve sevgisini kazanırken, bir yandan da onların temel düşünce becerilerini, yaşam becerilerini ve kişilik özelliklerini sistematik şekilde eğitip geliştirmektedir.

Sosyal -

En önemlisi Mind Lab çocuklara aile bireyleri ve arkadaşlarıyla daha iyi ilişkiler kurmak ve işbirliği yapmak için, derslerinde daha başarılı olmak için , günlük yaşamlarında karşılaştıkları problem ve zorluklarla başa çıkabilmek için bu becerilerini nasıl kullanabileceklerini öğretiyor.

Duygusal Beceriler

Mind Lab Metodu'nun özünde “ etkin öğrenme”nin yolunun keyifli deneyimlerden geçtiği inancı yatar. Oyun oynamak bu keyifli deneyimleri yaşayabilmek için en mükemmel yoldur. Günümüzün yoğun yaşam temposu ve bilgisayar oyunları, televizyon, elektronik oyuncaklardan ibaret hale gelen “oyun” ve “eğlence”anlayışı, çocuklarımıza birlikte oyun oynamak ve temel sosyal, duygusalve düşünsel becerilerini, arkadaşları ile karşılıklı iletişim ve etkileşim halinde geliştirmek için fırsat vermemektedir.